Prof. Dr. Türkan SAYLAN (1935 - 2009)

21/5/2009 · Kategori: BiYOGRAFiLER

Türkan Saylan 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu. 1944–1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946–1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okuyan Saylan, 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi'nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.

1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı'nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim gördü. 1974'te Fransa, 1976'da yine İngiltere'de kısa süreli çalışmalar yapan Saylan, 1972'de doçent, 1977'de profesör unvanını aldı.

HAYATINI CÜZZAMLA SAVAŞA ADADI
Prof. Dr. Saylan, 1976 yılında Lepra (Cüzzam) çalışmalarına başlayarak Cüzzamla Savaş Derneğini kurdu. 1986'da kendisine Hindistan'da ''Uluslararası Gandhi Ödülü'' verilen Saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün Lepra konusunda danışmanlığını da üstlenen Saylan, Uluslararası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üye, ayrıca Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi'nin ve Uluslararası Lepra Derneği'nin de üyeliğini yaptı.

1981-2002 yılları arasında 21 yıl, üniversitedeki görevinin yanında gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği'ni yapan Prof. Dr. Saylan, 1982–1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nü yürüttü.

Saylan, Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük etti, Saylan ayrıca Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi.

ÇYDD'NİN KURUCULARI ARASINDA YER ALDI
1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluşturulan ''Öğretim Üyeleri Derneği''nin kurucusu ve II. Başkanlığını yaptı.

Prof. Dr. Saylan, 1990'da oluşturulan ''İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi''nin kuruluşunda görev aldı ve 1996'ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995'de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığını yapan Saylan, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfının da üyeliğini yaptı.

13 Aralık 2002'de emekli olarak resmi görevlerini devreden Saylan, gönüllü kuruluş olarak, ÇYDD'nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını, sürdürüyordu.

YÖK ÜYESİ OLMUŞTU
Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçildi ve halen bu görevi sürdürüyordu. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001'de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan'ın bu görevi Şubat 2007'de son erdi. Saylan, 2003–2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulundu.

440 YAYINI BULUNUYOR
2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunan Prof. Dr. Saylan'ın bu yayınlarından 50'si yabancı dergilerde yayımlanmış tıbbi çalışmaları, 204'ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186'sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayımlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimlerinden oluşuyor.

Saylan'ın, 5 kez baskı yapan ''1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı'' adlı ders kitabı, çocukluk yaşamını anlatan ''At Kız'', makalelerini içeren ''Cumhuriyetin Bireyi Olmak'' eserleri ile Radyo Cumhuriyet'teki programlarının dökümü olan ''Radyo Cumhuriyet'te Çağdaş İnsan Söyleşileri'', Mehmet Zaman Saçlıoğlu'yla söyleşilerini içeren ve 7 baskı yapan ''Güneş Umuttan Şimdi Doğar'' ile Zehra İpşiroğlu'nun sorguladığı Yapıcılığın Gücü ve son olarak da Şefik Görkeyle yapılmış ''Hekim Olmak'' adlı eserleri bulunmaktadır. Saylan'ın biri grafiker, diğeri hekim iki oğlu ve iki torunu bulunuyor.

ALDIĞI ÖDÜLLER
Prof. Dr. Türkan Saylan'ın çeşitli kuruluşlar tarafından aldığı ödülleri ise şunlar: ''Uluslararası Gandi Ödülü'' Hindistan Hükümeti'nce, 1986 'Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü' İstanbul Üniversitesi, 1960 'Dowling Kulübü Onur Üyesi' İngiltere Dermatologları Derneği, 1978 Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği tarafından Onur Üyesi seçildi, 1996 'Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü' İstanbul Üniversitesi (İkinci kez), 1996 'Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü' 1990, 'Melvin Jones Ödülü' Rotary Kulüpleri, 1991 'Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü' İncirli Lions Kulübü, 1996 'Kuvayi Milliye Ödülü' Haliç Rotary Kulübü, 1997 'Atatürk Ödülü' Tuzla Rotary, 1997 'Fahrettin Kerim Gökay Ödülü' Türk Lions Vakfı, 1997 'Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü' 1998 '75. Yıl Ödülü' Türk Kadınlar Birliği Şişli Şubesi, 1998 'Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü' ADD İstanbul Şubesi, 1999 'Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur Ödülü' Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi, 2000 İtalya 'Foyer des Artistes Kurumu Ödülü', 2001 'Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği Ödülü' Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle, 2001 'Education and Modernization Award' Atatürk Society of Amerika Amerika / Atatürk Topluluğu, 2001 'Sanat Kurumu Onur Ödülü', 2002 'Atatürk / Çağdaşlık Ödülü' Dünya Atatürkçü Kuruluşları, 10 Kasım 2003 'Üstün Hizmet Ödülü' Yıldız Teknik Üniversitesi, 2004 'Eğitim Ödülü' TED Koleji, 2004 '100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü' Rotary Kulübü, 2004 'İnsan Hakları Ödülü' Izmir Karşıyaka Belediyesi, 2004 'Türkiye'nin En İyi Eğitimcisi' Ödülü Tempo Dergisi, 2004 'Yılın En Yürekli Kadını Ödülü' Kültür Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri, 2004 'Puduhepa Ödülü' Adana Kütür Sanat Derneği, 2005 'Meslek Hizmetleri Ödülü' Ankara Emek Rotary Kulübü, Ekim 2005 'Toplumsal Barış Ödülü' Barış Radyo, 2005 'İnsan Hakları Demokrasi Barış ve Dayanışma Ödülü' SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı, 2005 'İyi Kalpli Ol Ödülü' Türk Kalp Vakfı, 2006 'Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü' Dünya Gazetesi, 2006 'ÇEK Eğitim Ödülü' Çağdaş Eğitim Kooperatifi, 2007 'Onur Ödülü', Maltepe Üniversitesi Zirvedekiler İletişim Ödülleri kapsamında Maltepe Üniversitesi, 2007 'Yılın Keçisi Ödülü' Gururlu duruşu ve çağdaşlaşma yolundaki inadı nedeniyle Fethiye/Ölü Denizli Belediye Başkanlığı, 2007 'Cumhuriyetimizin Yılmaz Savaşçıları Onur Ödülü' Mersin/Yenice halkının oylarıyla Yenice Belediyesi'nce, 2007 'Örnek Kıdemli Vatandaş Ödülü' TÜRYAK ve Hacettepe Üniversitesi'nce, 2007 'Melvin Jones Ödülü' 118. Lion Kulübünce 2. kez, 2007 'Hizmet Ödülü' Tıp ödülleri kapsamında Bayındır Hastanesi'nce, 2007 'Hizmet Ödülü' Eminönü Rotary, 2007 'Hizmet Ödülü' Metropolitan Rotary, 2007 'Yılın En Başarılı Kadını Ödülü' Böbrek Vakfı, Mart 2008 'Aydınlanma Onur Ödülü' Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği, 2008 'Margarette Golding Ödülü', 2008 'Yılın Sivil Toplum Önderi', Ekonomist Dergisi.''

Eğitim alanındaki hizmet ve başarıları dolayısıyla Prof. Dr. Türkan Saylan'a ''Vehbi Koç Ödülü'' de verildi. Saylan'a ödülü 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Mustafa Koç ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel tarafından sunuldu. ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından, cüzzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle ''Fahri Doktora'' unvanına da layık görülmüştü. (AA)

Saylan 18 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

HAKKINDA YAZILANLAR

ÇYDD'ye bölücülük davası
Zaman 29 Nisan 2001

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) yöneticileri hakkında bölücülük yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı.

Türkiye'nin en çok okunan haftalık haber dergisi Aksiyon'un son sayısında yer alan habere göre; İl Emniyet Müdürlüğü, Defterdarlık ve Vergi Dairesi yetkilileri, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın izni ile bir soruşturma yaptı. Soruşturma sonucunda 18 ayrı nedenden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu, yöneticilerle ilgili dava açıldı. Beyoğlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, ÇYDD yöneticilerine yönelik en büyük suçlama ise 'bölücülük' suçlaması. Bölücülük dışında ÇYDD hakkında, eksik mal bildirimi, depremden toplanan paraları borsaya ve repoya yatırmak, yurtdışından izinsiz para transferi ve gayrimenkul bildiriminde usulsüzlük suçlamaları var. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında düzenlenen raporla ilgili daha geniş bilgilere Aksiyon'dan ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Hafıza kartı alırken bunlara dikkat edin

21/5/2009 · Kategori: BiLGi PORTALI

Cep telefonu, PDA, MP3 oynatıcı, oyun konsolu veya fotoğraf makinesi sahibiyseniz, doğru hafıza kartına sahip olmalısınız. Hafıza kartı seçerken dikkat etmeniz gerekenler bu yazıda.

Piyasada birçok markanın farklı modelde ve kapasitelerde seçenekleri bulunuyor. Eğer kullanacağınız cihazınız için doğru kartı seçmediğiniz takdirde hafıza kartınızdan alacağınız verim oldukça düşük olacaktır. Bu da ödediğiniz bedelin boşa gittiği anlamına gelir.

Öncelikle kullandığınız cihazın teknik özelliklerini bilmenizde fayda var. Hangi tür hafıza kartı kullanıyor? İşte bu soruya verilen cevap satın almanız gereken hafıza kartı için ilk adımı belirliyor.

Daha sonra satın alacağınız hafıza kartını kullanacağınız cihazın en fazla kaç GB kapasiteyi desteklediğini kontrol etmelisiniz. Mümkünse cihazın yazılımını güncelleyin. Genellikle yazılım güncellemelerinden sonra desteklenen hafıza miktarı artış gösterebiliyor. Kapasiteyi belirledikten sonra alacağınız hafıza kartının hızına karar vermelisiniz.


Hız oldukça önemli bir konu. Hafıza kartını kullanacağınız cihazın yazma ve okuma hızlarını kontrol etmelisiniz. Benimki hızlı olsun, derseniz hataya düşebilirsiniz. Çünkü hız açısından üst seviye bir hafıza kartının fiyatı oldukça yüksek. Hafıza kartına yazma ve okuma işlemini gerçekleştirecek olan kullandığınız cihazdır. Bu yüzden cihazınızın yazma ve okuma hızı ayarında bir hafıza kartı almalısınız.

Mesela çok hızlı bir hafıza kartı aldınız ama cihazınızın okuma ve yazma hızı düşük. Bu durumda cihazınız çalışırken yapabildiği en iyi performansı gösterecektir. Ama hafıza kartının arta kalan hızına boşuna para vermiş olacaksınız. Cihazınızın okuma ve yazma hızından düşük bir hızda hafıza kartı alırsanız, bu sefer kullandığınız  cihaz gerçek performansına ulaşamayacaktır.

İş böyle olunca kullanılacak cihazın önemi artıyor. Cep telefonu kullanıcılarına tavsiyem fazla yüksek hızda bir hafıza kartı almamaları yönünde, çünkü cep telefonlarının hafıza kartına transfer hızları oldukça düşük. PDA’larda iş değişiyor, bazı PDA cihazların transfer hızları düşük, bazılarının ise oldukça hızlı. Bu durumda cihazın teknik bilgilerine göre hareket etmek en doğrusu olacaktır.

Fotoğraf makinenize hafıza kartı alacaksanız, kullanılan kart standardına göre hareket etmeniz gerekiyor. Compact Flash bir kart alacaksanız mümkün olduğu kadar hızlı bir ürünü tercih etmelisiniz. Çünkü bu standardı kullanan cihazların hemen hemen hepsi profesyonel kullanıcılara yönelik ve bu yüzden transfer hızları oldukça yüksek. İsterseniz gelin bu kart standartlarını tanıyalım ve nerelerde kullanıldıklarını görelim.

CompactFlash

En eski hafıza kartlarından biri olan CompactFlash özellikle profesyonel dijital fotoğraf makinelerinde kullanılırlar. Profesyonel kullanıcılar bu standardı oldukça beğeniyor olsa gerek. Çünkü kart uzun yıllardır kullanılmasına rağmen farklılık göstermemiştir. CompactFlash kartlar diğer hafıza kartlarının yanında kolayca ayırt edilebilirler.

Fiziksel olarak diğer kartlara göre daha büyüktürler. 43 x 36 mm boyutlarında olan kart iki standarda ayrılır. Bunlar CompactFlash ve CompactFlash II. Bu iki kart arasındaki farklılık ise kartların kalınlığından anlaşılabilir. CompactFlash 3,3 mm kalınlığındayken, CompactFlash II is 5 mm kalınlığındadır. Her iki kartın güç gereksinimi 3.3V ve 5V arasındadır.


Bu kartların profesyonel fotoğraf makinesi kullanıcıları tarafından tercih edilme sebeplerinin başında yüksek kapasite ve hıza sahip olmaları gelir. CompactFlash’ın boyutu portatif aletler için bir sakınca gibi görünebilir. Buna karşın CompactFlash’ın birçok avantajı vardır. CompactFlash standartı, PCMCIA standardının güç gereksinimiyle aynıdır.

Ufak bir adaptörle dizüstü bilgisayarlarda PCMCIA arayüzü üzerinde kullanılabilirler. Ayrıca CompactFlash yuvası üzerinde bir adaptör ile SD kart kullanılabilir. Tersine kullanmak fiziksel olarak imkansızdır. Ürünün hızına baktığımızda 3.0 standart desteği bulunan cihazlarda 66MBps hıza kadar çıktığını görüyoruz ki bu gerçekten iyi bir değer.


Memory Stick

Sony firmasının standardı olarak bilinen Memory Stick, 1998 yılında geliştirildi. Firmanın kendi ürünlerinde kullandığı bu hafıza türünün ilk örnekleri 50 x 21 mm boyutlarda üretiliyordu. Genellikle Sony Ericsson cep telefonlarında kullanılmaya başlayan bu hafıza 128 MB’ı geçemeden şekil değiştirdi.

Çünkü çok hızlı ilerleyen mobil sektörü (özellikle cep telefonları) boyut açısından giderek ufalmaya başladı. Memory Stick artık küçülmeliydi. Yeni modelin adı Memory Stick Pro olarak belirlendi. Bu modelin ömrü de pek fazla sürmedi. Sony’nin yeni pazarlara (mobil oyun konsolları) yönelmesi kartın daha da küçülmesine yol açtı.


Günümüzde PSP ve Sony Ericsson cep telefonlarında bu yeni standart Memory Stick Pro Duo kullanılıyor. Bu ufacık hafıza kartının 4 GB’a kadar yükselen kapasitesi oldukça sevindirici. 80 Mbps hıza sahip olan hafıza kartı 31 x 20 x 1 mm boyutlarında. Güç tüketimi açısından da oldukça cimri olan hafıza kartı, sadece Sony ürünlerinde kullanılıyor.

Bu kartın seçimi sırasında kullandığınız cihazın maksimum kapasite desteğine bakmalısınız. Bu değerden yüksek bir kart almayın. Ama kapasite gereksinimi bu değerden düşük ise sorun yok.


SD ve MMC

Multimedya dünyasının vazgeçilmez bir parçası olan SD ve MMC kartlar dünyada en çok kullanılan hafız kartlarının başında geliyor. MMC Standardı 1997 yılında Siemens’in yan kuruluşu olan Intgenix tarafından geliştirildi. 24 x 32 x 1,4 mm ölçülerine sahip olan kartlar yedi pine sahiptirler. Hafıza kapasiteleri 2 MB ila 4 GB arasındadır.

Veri aktarım hızı ise 2,5 MB/s civarındadır. MMC’lerin yaygın kullanım alanları dijital kameralar, MP3 oynatıcılar, cep telefonu ve PDA’lardır. Multimedia kartlar ebat olarak SD kartlar ile uyumludurlar. Genellikle SD hafıza kartı için uyarlanmış aygıtlarla problemsiz çalışırlar. Tam tersi ise genellikle mümkün değildir.


SD kartlar günümüzde MMC kartların yerini almış olmasına rağmen, 2004 yılında MMCA (Multimedia Card Association) tarafından yeni bir standart olan MMC 4.0 kullanıma sunulmuştur. Bu standart 4 veya 8 bit’lik daha yüksek veri yolu genişliği ve dolayısı ile daha yüksek bir okuma ve yazma hızı (ideal durumda 52 Mbyte/s) sunmaktadır. SD hafıza kartı ise “Secure Digital”’ isminin kısaltmasıdır. İlk SD kart 2001 yılında üretilmiştir.

Kendinden eski bir standart olan MMC hafızaların geliştirilmesiyle  ortaya çıkmıştır. SecureDigital ismi, donanımsal olarak içerdiği Digital Rights Management (DRM) fonksiyonundan ileri gelmektedir. İçindeki kullanıcı tarafından görünemeyen bir hafıza alanı, yasal olmayan dosyaların kullanımını engellemek için ayrılmıştır.

Kartın boyutu (32 x 24 x 2,1 mm) MMC hafızalara göre biraz daha büyüktür. 8 MB ila 32 GB arasında değişen depolama kapasitesine sahip olabilirler. Ayrıca kartlar üzerinde bir adet yazma koruma tırnağı mevcuttur. İstenildiğinde bu tırnak kapatılarak kartın üzerine yazma işlemi engellenebilir.


Mobil cihazların boyutları ufaldıkça SD kartlar da küçülmeye başladı. Performanslarından fazla bir şey kaybetmeden küçülen kartların ilk örneği mini SD adı verilen ve 20 x 21,5 x 1,4 mm boyutlarındaki karttı. Bu hafıza kartı normal SD kartların yarısı kadardır. Küçük bir çevirici yardımıyla normal SD slotlarına takılabiliyorlar.

Bu ufak kartlar 32 MB ila 4 GB kapasiteye sahipler. İlerleyen teknoloji bu kartı daha da küçük boyutlara taşıdı ve MicroSD kartlar piyasaya çıktı. 11 x 15 x 1  mm boyutlarındaki bu kart 2005 yılında dünyanın en küçük hafıza kartıydı. En çok kullanılan hafıza kartı çözümüne giren SD kartları satın alırken, kullanılacak cihazın teknik özelliklerine bakılması gerekiyor.


Eğer fotoğraf makinesi veya oyun konsolu gibi cihazlara alacaksanız hızlı, cep telefonunuza alacaksanız normal hızda bir ürün sizin işiniz görecektir. Mümkünse kart almadan önce kullanılacak cihazın yazılımını güncellemekte fayda var. Güncel yazılım çoğu zaman hafız kartı desteğini olumlu yönde etkiliyor.

SD kartlar ilk çıktığı günlerde ortalama 3,6 MB/s okuma ve 0,8 MB/s yazım hızına sahip iken, günümüz kartları 2 MB/s ile veri aktarabiliyorlar. Highspeed olarak nitelendirilen kartlar ise gerekli ortam sağlandığında 40 MB/s hızında okuma ve yazım işlemini gerçekleştiriyorlar.

Tabii ki bu değerler üreticiye ve kullanılan cihaza göre değişiklik gösterebiliyor. Cihazların teknik özellikleri içinde aktarım hızı doğrudan verilmiyor. 1X, 5X veya 55X gibi değerler veriliyor. Burada X değeri ortalama 150  kB/s değerini temsil ediyor. Yani 55X hızındaki bir hafıza kartı yaklaşık 8.25 MB/s yazma hızına sahip. Günümüzde 267X hızına kadar SD kartlar mevcuttur.


Kartların teknik özelliklerinde göze çarpan bir diğer konu ise Class diye belirtilen derecelendirmelerdir. Bunlar Class 2, Class 4 ve Class 6 olarak üç hız sınıfını belirtiyor. Bu sınıflar sırasıyla 2, 4, 6 MB/s garanti edilen en düşük yazma hızlarını desteklediğini belirtiyor. SD kartlar genellikle dijital kameralar, MP3 oynatıcılar, PDA’lar ve Nintendo DS oyun konsolları üzerinde kullanılıyor.

Tüm bu SD ürünlerin yanında bir de SDHC (SD High Capacity) yüksek kapasiteli SD kart teknolojisi yer alıyor. Maksimum 32 GB depolama kapasitesine sahip olan bu SD kartlar profesyonel kullanıcılara özel bir çözüm oluşturuyor.


XD

XD hafıza kartı Olympus ve Fujifilm tarafından geliştirilen bir depolama birimidir. Bundan dolayı sadece Olympus ve Fujifilm’in fotoğraf makinelerinde depolama amaçlı kullanılırlar. 20 x 25 x 1,78 mm boyutlara sahip XD hafıza kartı kısıtlı kullanım  alanına sahiptir. Maksimum 4 GB kapasiteye sahip olan bu kartlar 5 MB/s hız desteğine sahipler.

Kullanıcıların veri depolama ihtiyaçları sürekli artıyor. Buna karşın hafıza kartları da yerinde durmuyor. Ve sürekli geliştirilen ürünler alıcılar için cazip çözümler oluşturuyorlar. Özellikle dijital fotoğraf makinesi ve cep telefonu sektörünün olmazsa olmazları arasına giren bu ufacık donanımların üzerlerine aldıkları yük oldukça büyük.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::